top of page

TÜRKİYE’NİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKMASI HUKUKA UYGUN MUDUR?

Azra Baysal

Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi



20.03.2021 tarihli, 31429 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 19.03.2021 tarihli 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin (İstanbul Sözleşmesi) Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine karar verildiği bildirilmiştir.

 

Türkiye İstanbul Sözleşmesinin ilk imzalayıcı devletlerinden olup, 24 Kasım 2011’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 247 vekilden 246’sının kabul oyu ile sözleşmeyi uygun bulan 6251 sayılı kanunu onaylayarak, parlamentosundan geçiren ilk ülke olmuştu. Dışişleri Bakanlığı o dönem yaptığı açıklamada "Kadına karşı şiddet alanında ilk uluslararası belge olan söz konusu sözleşmenin müzakere sürecinde ülkemiz tarafından öncü rol oynanmıştır." ifadesine yer vermişti. (‘’İstanbul Sözleşmesi’’) Bunun sebebi 2002 yılında kadına yönelik aile içi şiddet nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye’ye karşı açılmış olan Nahide Opuz davasıdır. Eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle Türkiye’de 36 kez savcılığa başvurduğu halde eşinin saldırısı ile annesi öldürülen Nahide Opuz, başvurularına rağmen tedbir alınmadığı için Türkiye’yi AİHM’e şikâyet etmiştir. 2009 yılında mahkeme, Opuz’u haklı bulmuş ve Türkiye’yi tazminata mahkûm etmiştir. Bu dava AİHM’in aile içi şiddete karşı, vatandaşını koruyamadığı gerekçesiyle bir devleti mahkûm ettiği ilk dava olmuştur. Bu karar Avrupa Konseyi’nin aile içi şiddetten korumak için hazırladığı yeni bir insan hakları sözleşmesine, yani İstanbul Sözleşmesine ilham olmuştur. (‘’Nahide Opuz Davası’’)

 

Sözleşme, Avrupa Konseyi tarafından desteklenmektedir ve taraf devletleri hukukî olarak bağlar. Sözleşmenin beş temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması aile içi şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili iş birliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir. Kadına karşı şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan, bağlayıcı nitelikte ilk uluslararası düzenlemedir. (‘’İstanbul Sözleşmesi’’)

 

Cumhurbaşkanlığının İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ise şöyledir:

“Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.”

 

Sözleşmenin feshine dayanak gösterilen 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi “Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” başlığı ile 15.07.2018 tarihli, 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kararname’nin 3. maddesinin 1. fıkrasında “Milletlerarası andlaşmaların onaylanması, bunların feshini ihbar etmemek suretiyle yürürlük süresini uzatma, Türkiye Cumhuriyeti’ni bağlayan bir milletlerarası andlaşmanın belli hükümlerinin yürürlüğe konulması için gerekli bildirileri yapma, milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğini tespit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme, Cumhurbaşkanı kararı ile olur.” hükmü yer almaktadır.

 

Anayasa Profesörü Kemal Gözler ise anayasa.gen.tr sitesinde yayınladığı bir makalede kararın dayanağı olan söz konusu kararnamenin Anayasa’ya aykırı olduğunu yazdı:

"Anayasamızın 104'üncü maddesinin 17'nci fıkrasının daha ilk cümlesinde açıkça 'Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir' denmektedir. (‘’Cumhurbaşkanının Uluslararası Sözleşmeleri...’’) Dolayısıyla Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilmesinin ilk şartı, çıkarılacak kararnamenin 'yürütme yetkisine ilişkin' bir konuda olmasıdır." Uluslararası andlaşmaların onaylanması konusu, çok açıktır ki yürütme yetkisine ilişkin değildir. Öteki yandan da temel haklar, kişi hakları ve ödevleri, siyasi haklar ve ödevler konularında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi düzenleme yetkisi verilmemektedir. İstanbul Sözleşmesi de temel hak ve özgürlükleri kapsayan uluslararası bir sözleşme olduğuna göre sözleşmenin iç hukukta yürürlükten kaldırılmasının Cumhurbaşkanlığı kararı veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile olmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

 

Bu sözleşme yasama organı tarafından uygun bulma kanunuyla kabul edilmesinin ardından iç hukukumuzda kanun hükmündedir. Temel hak ve özgürlüklerle ilgili milletlerarası sözleşmeler normlar hiyerarşisinde Anayasa’dan sonra gelmekle kanunların dahi üzerinde yer almaktadır. Nitekim Anayasa’nın 104. maddesinde kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacağına ilişkin düzenlemenin hemen ardından Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı yine açık bir şekilde hüküm altına alınmıştır. (‘’İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanı Kararıyla...’’)

 

Sonuç olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin İstanbul Sözleşmesi'ni feshetme kararı, hukuki bir çerçevede değerlendirildiğinde, Prof. Gözler tarafından dile getirilen aykırılık iddiaları göz önüne alındığında, hukuki bir tartışmayı beraberinde getirmiştir. Söz konusu fesih kararının Anayasa'ya aykırılığı tartışmasına dayanarak, kararın hukuken sakat olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.


Kaynakça

 [1]"İstanbul Sözleşmesi." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 4 Kas 2023, <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C4%B0stanbul_S%C3%B6zle%C5%9Fmesi&oldid=30514914>.

[2] "Nahide Opuz davası." Vikipedi, Özgür Ansiklopedi. 24 Nis 2023, <https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nahide_Opuz_davas%C4%B1&oldid=29633069>.

[3] Kemal Gözler, “Cumhurbaşkanının Uluslararası Sözleşmeleri Feshetme Yetkisi Var Mı? İstanbul Sözleşmesinin Feshi Hakkında 3718 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Üzerine Eleştiriler)”, www.anayasa.gen.tr/ua-sozlesme-fesih.htm Yayın Tarihi: 20 Mart 2021.

[4] Kurt Erdem, Selin. "İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanı Kararıyla Çekilmenin Hukukiliği Sorunu." Özgün Law Firm, 6 May 2021, l24.im/9wYZh.

 

18 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2 Post
bottom of page